6 Haziran 2013 Perşembe

KİTAPLARDAN ALINTILAR - VOL 1




''Hadi canım niye bu kadar sıkıyorsun kendini? Yeni tanıştığın birine her şeyini anlatmaz mısın? Ben karşıma çıkan ilk insana bütün hayatımı anlatabilirim.
''Neden?''
''Nedeni yok. Yani Bence yok. Doktora sorarsan, manik döneminde olduğu için der ama palavra. Bizi samimiyetin hastalık olduğuna inandırmaya çalışıyorlar. İnanınca, herkes gibi olunca, aptallaşınca iyileşiyoruz.''

Emrah Serbes,  Her Temas İz Bırakır Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi(Sf.110) 



Her seferinde herkese her şeyi vermek, kendin için bir şey kalmaması demektir.

Irvin Yalom,  Her Gün Biraz Daha Yakın(Sf.293) 




Her şeyi düşünebilir, her şeyi hayal edebilir, ancak sadece seçtiklerini gerçekleştirebilirsin..
Düşünce şeytandan, davranış Tanrı'dandır..
Hangi düşüncenin davranışa dönüşeceğine karar verense insandır..


Hakan GÜNDAY,  Azil(Sf.24) 




Aynı yüzdeki iki gözün arasında bile bakış açısı farkı vardı..


Hakan GÜNDAY,  Azil(Sf.16)




Benimle savaşma..
Çünkü kazanırsan, kaybedersin..

Hakan GÜNDAY,  Azil(Sf.14)


"Hayatın da porno filmlerin de sonu bellidir; tek fark hayat orgazmla başlar."

Chuck Palahniuk,  Gösteri Peygamberi




Azizim bu ne fedakarlık!.. Ben bir insanda bu kadar iyilik bulunabileceğine inanayım mı? Belki başka zaman inanırdım... Fakat bugün... Bugün inanmak mümkün mü? Bir insan bir insana kötülükten başka ne yapabilir? Kimi kandırıyoruz? Bana öyle riyakar gözlerle bakmayın! Masum tavırlar beni deli ediyor. Ben de sizin gibi masum suratlar almasını bilirdim... Ama bu suratın arkasında ne saklı olduğunu da biliyorum. İnsan dedikleri mahlukun bütün çirkef taraflarını artık gördüm. Burun buruna nefesini koklayarak gördüm. Hiçbir evliya benim karşımda maskesini muhafaza edemez.

Sabahattin Ali,  İçimizdeki Şeytan ( YKY, 2012)(Sf.179) 



Bu cümle, yazmayı öğrendiğimin kanıtıdır..
Bu cümleyse, okumaya devam ettiğinin kanıtı..
Birlikte , iki kanıtı olan bir suç işleyeceğiz..

Hakan GÜNDAY,  Azil(Sf.13)





Ben gördüğüm şeyim, diğerlerinin bende gördüğü şey değil, kendi gördüğüm şeyim. Çok uzak hissediyorum kendimi. Belki bu yüzden sözcüklerle size çok yaklaşamıyorum. Çünkü sözcüklerimle kendime çok yaklaşamıyorum.

Irvin Yalom,  Her Gün Biraz Daha Yakın(Sf.91)



Çünkü hangimiz günün birinde karşımıza çıkan beklenmedik bir rastlantının, masallarda küçük kahramanımızın karşılaştığı ve bütün macerayı başlatan o sihirli işaret olduğunu anlayabiliriz ki? Bunun nasıl bir rastlantı oldığunu düşünüyorum ve kalbim deli gibi çarpıyor. Sanki yanlış bir şey yapmışım gibi... Sanki hep beklenen ama ne olduğu bilinmeyen bir müjde gelmiş gibi... Sanki bir anda kalabalığın karşısında çırılçıplak kalmışım gibi...

Kürşat BAŞAR,  Başucumda Müzik



Hatırlamak güzeldir derler. Hayır, değildir. Anılar bir an için bizi gülümsetse bile hemen sonra elimizi uzatıp tutmaya çalıştığımızda silinip giderler ve ne yaparsak yapalım ancak acı verirler.

Kürşat BAŞAR,  Başucumda Müzik(Sf.2)



Gözleriniz çok ses çıkarıyor, albayım.

Oğuz Atay,  Tehlikeli Oyunlar(Sf.74)



Niye ki bunca acı?
Dünya imtihan yeriydi belli,bu da bir sınav,amenna.
Bu kadar sert sınanmak için ortada çok büyük bir aşkın olması gerekti;Allah'ın kuluna aşkı.Ne kadar çok sevildiğini mi bilmek istiyordu?
Ve ki bunca sert bir sınavı da ancak kulun Allah'a duyduğu aşk katlanılır kılabilirdi.Dünya cennet değildi,evet;olsaydı cennetin ne anlamı kalırdı?

Nazan Bekiroğlu,  Lâ-Sonsuzluk Hecesi



Ürkek ve mahcup bir kız gibi oturmuş, biri çıkıp gelse ve onu alıp götürse diye bekliyordu, ondan daha güçlü biri, ondan daha cesur, onu önüne katıp götürecek, mutlu olmaya zorlayacak biri.

Hermann HESSE,  Çarklar Arasında(Sf.85)



Belki yarın soğukta uyanmanın bir anlamı olur, sana çay pişirmek gibi. Ayaklarımın ucuna basarak yürürüm yataktan kalkınca. Tahtalar gıcırdar. Hayır, zamanla öğrenirim hangi tahtaların ses vermediğini. Sonra ne yaparım? Uyanmadı, çayın hazırlandığından haberi yok diye sevinirim. Bütün hayatımı, en ince ayrıntılarına kadar düşünerek hesapladığım iyiliklerin hayaliyle geçirdim albayım. Artık ne olacaksa olsun istiyorum..

Oğuz Atay,  Tehlikeli Oyunlar(Sf.23) 



Nedenini bilemiyorum fakat birini çok sevdiğimde ismini kimselere söylemem. Söylemek sanki... Onun bir parçasını teslim etmek gibi gelir bana.

Oscar Wılde,  Dorian Gray'in Portresi(Sf.9) 



Amerika'da iş arayan çoktu. Kullanıma hazır sürüyle beden. Ve ben yazar olmak istiyordum. Nerdeyse herkes yazar olduğunu düşünüyordu. Kimse dişçi veya otomobil tamircisi olabileceğinden emin değildir ama herkes yazar olabileceğinden emindir. Sınıftaki elli kişiden belki de on beşi yazar olduklarını düşünüyorlardı. Herkes konuşabiliyor, sözleri kâğıda yazmayı biliyordu, demek ki herkes yazar olabilirdi. Ama allaha şükür insanların çoğu yazar değildir, hatta taksi şoförü bile olamazlar ve bazıları -birçoğu- maalesef hiçbir şey değildirler.

Charles Bukowski,  Factotum(Sf.144) 




Acaba ağaçtan, ottan ya da uçamayan böceklerden filan bir yerden sevmeye başlamış mıydım? Bir yerden sevmeye devam edebilir miydim? Çünkü sevmek, yarıda kalan bir kitaba devam etmek gibi kolay bir iş değildi. Ya hiç sevmemişsem bugüne kadar? Bir kitaba yeniden başlamak gibi, sevmeye yeniden başlamak pek kolay sayılmazdı herhalde.

Oğuz Atay,  Korkuyu Beklerken(Sf.63) 




Başka kadınların çaresizliklerine öfkelenen kadınlar muhakkak kendi çaresizliklerine öfkeleniyordur.

Ece TEMELKURAN,  Düğümlere Üfleyen Kadınlar(Sf.76) 




Keşke geleneksel dinlerimiz her şeyi birazcık olsun farklı görebilse. Öyle çok şey değişirdi ki. Milyonlarca insan hayata, ölüme, Tanrı'ya böylesine korkuyla yaklaşmazdı. Dinler insanlara Tanrı'nın bizi cehenneme göndereceğini, Tanrı'nın ya bizi ödüllendireceğini ya da Yargı Gününde ebediyen lanetleyeceğini öğretmeyi bıraksalardı çok şey değişirdi.
Dinler, tüm bunları kendimizin kendimize yaptığını öğretseydi çok şey değişirdi.

Neale Donald WALSCH,  Tanrı ile Sohbet - Ölümden Sonra 4(Home with God in a Life that Never Ends)(Sf.314) 




Matraklık olsun diye, sete çağrılan insanları daha sonra niye görmüyoruz, diye soruyorum. Bu film, bir yığın karadul örümcekli ölüm pornosu mu? Sette, boşaldığı anda altı yüz oyuncuyu öldüren biri mi var?

Şaka yapıyorum canım.

Chuck Palahniuk,  Ölüm Pornosu(Sf.117) 



Kontrolsüzce gülen birinin ağlayan birinden çok daha korkunç olabileceğini düşünemezdim ama öyle.

Stephen KING,  Karanlık Öyküler(Sf.384)



Sanırım aşktan tek anlayanlar şairler ve onların yazdıklarını da zaten kimse anlamıyor. Gerçi uyanıp kahve kokusu aldıkları ender zamanlar hariç içlerinden çoğunun da kendi yazdıklarını anladıklarını sanmıyorum.

Stephen KING,  Karanlık Öyküler(Sf.277)


En az özlediğim annemdi. Birbirimize yakın olacağımız düşünülebilirdi, ne de olsa babam bizi terk edince deyim yerindeyse dünyada tek başımıza kalmıştık ama annem hiçbir zaman sevgi dolu, şefkatli bir anne olmadı. Beni dövmedi veya koltukaltlarımda sigara söndürmedi ama ne olmuş yani? Buna sevinecek halim yok. Hiç çocuğum olmadı, belki söz hakkım yok ama bence iyi bir anne veya baba olmanın ölçütü çocuklarınıza yapmadıklarınız değildir.

Stephen KING,  Karanlık Öyküler(Sf.242) 



Bazen hikayeler anlatılmak için öyle yüksek sesle bağırırlar ki sırf onları susturmak için yazarsınız.

Stephen KING,  Karanlık Öyküler(Sf.72)



İnsanlar sıklıkla başkaları için bir şeyler yaptıklarını sanır. Ama aslında her şeyi kendileri için yapar.
Herkes her şeyi daima kendisi için yapar.

Neale Donald WALSCH,  Tanrı ile Sohbet - Ölümden Sonra(Sf.9)



Kız, çile çekmiş insanlara sonradan gelen bir rahatlık havası içinde güzeldi.

Maksim Gorki,  Soytarı(Sf.77)




DEVAM EDECEK

7 yorum:

  1. Cok begendim, notlar aldim, mutlu oldum, dusundum.. tesekkurler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim. Devamı gelecek :)

      Sil
  2. Çok güzel derleme olmuş teşekkürler :) Stephan king'in özellikle aşk ve şairlerle ilgili söylediği söze çok güldüm. Aslında şairlerinde büyük kısmı ne yazdıklarını anlamıyolar :D

    Ayrıca buda çok doğru geldi "Her seferinde herkese her şeyi vermek, kendin için bir şey kalmaması demektir."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Stephan az biraz kaçıktır ama doğru konuşur :)

      Sil
  3. Merhabalar,
    Ellerinize emeğinize sağlık. Bloğunuzu çok beğendim ve izlemeye aldım. Bana da bekliyorum. Güzel paylaşımlarda buluşmak dileğiyle. Sevgilerimi bıraktımmmm…..:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekküler Selda. Geldik bile (:

      Sil
  4. Merhabalar,
    Ben de bloğunuzu yeni keşfettim. Çok güzel paylaşımlarınızın olduğunu gördüm :)) Sizi izlemeye aldım, bana da beklerim :))
    http://fatoscatadlar.blogspot.com/
    Tekrar görüşmeyi diliyorum,
    İzmir'den sevgiler...

    YanıtlaSil

Olur da eserse diye.